<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-515601882411935772</id><updated>2011-09-09T16:12:23.953+03:00</updated><category term='alice'/><category term='bayram'/><category term='ben'/><category term='sakızım düştü'/><category term='rüya'/><category term='o'/><category term='wonderland'/><category term='umut sarıkaya'/><category term='superman'/><title type='text'>freddie</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>freddie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07427122788867171826</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='12' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_EBNE2sXuF38/S5wMddlNGdI/AAAAAAAAAAM/fUPvLWSettw/S220/19158_1300940040239_1132561027_1608240_3993569_n.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>15</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-515601882411935772.post-5921577599831618779</id><published>2011-03-01T01:55:00.000+02:00</published><updated>2011-03-01T01:56:01.684+02:00</updated><title type='text'>köprüden önce son çıkış</title><content type='html'>bu gökkuşağı bile betondan kent&lt;br /&gt;- ki çoğu zaman tenha - &lt;br /&gt;ve yüreğimdeki çiçekleri umursamazsızın beni&lt;br /&gt;çiğneyen arabalar, yollar ve bu kalabalık;&lt;br /&gt;öylesine yaşamak mesaisinde hep&lt;br /&gt;ve her görüşümde yollarda mutlu yüreğimi&lt;br /&gt;ürküten, içimdeki mavi gözlü çocuğun en güzel&lt;br /&gt;oyuncağını: düşlerimi inciten, ağızlar dolusu ve&lt;br /&gt;en büyük harflerle kural diye bağıran o malum&lt;br /&gt;uyarı: köprüden önce son çikiş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;görülesi değil midir ötesi köprünün...&lt;br /&gt;ya bir kalp atımı kadar yaklaşacaksam&lt;br /&gt;aradığım her ne ise' ye...&lt;br /&gt;ya düşlerimin en cesur kuşu konmak üzereyse&lt;br /&gt;düş bahçemin ekinine...&lt;br /&gt;yarını bilmemekteki o gizemli cazibe değilse&lt;br /&gt;tüm acıları ve acımasızlığına rağmen&lt;br /&gt;'yaşamak güzel' dedirten, söylesene nedir?&lt;br /&gt;ya köprünün sonundaki geceyse çaresi&lt;br /&gt;fırtınalar vadisinde yalnız bir kır çiçeği&lt;br /&gt;küskünlüğümün...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'köprüden önce son çıkış'&lt;br /&gt;yaşamakla örselenmiş tüm yüreklerin&lt;br /&gt;saklı ve sinsi kaygıları...&lt;br /&gt;kabusları, yani sevmek korkaklığı!&lt;br /&gt;düşlerime senaryo yazmaktan ürken, hayata ve&lt;br /&gt;onu yaşamaya erkenden kırık not vermiş,&lt;br /&gt;aşkın mutluluğun-delinin kuyuya attığı taşların-&lt;br /&gt;tek ve doğru bir açıklaması olduğuna&lt;br /&gt;inanmış yüreklerin kuralları...yasakları...&lt;br /&gt;' d o ğ r u ' l a r ı . . .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;doğru nedir anlatsana!&lt;br /&gt;nasıl yaşar, neyle beslenir?&lt;br /&gt;bencil mi yoksa sevecen midir?&lt;br /&gt;gözleri var mıdır mesela&lt;br /&gt;ve varsa bile seninkiler kadar güzel midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık çok geç; k ö p r ü d e y i m&lt;br /&gt;arıyorsam, arıyorsam yanıtları&lt;br /&gt;soruyorsam ve sorguluyorsam&lt;br /&gt;ve bir anlam olmalı diyorsam her çarpışında yüreğimin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaşamak zor bi oyun!&lt;br /&gt;sen, şarkılar söylemeye devam ettiğim,&lt;br /&gt;benimlesin biliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düş tarlamın,&lt;br /&gt;kuralsız, yasaksız, doğrusuz bahçemin ekini&lt;br /&gt;n e r d e s i n ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;feridun düzağaç&lt;br /&gt;bin900doksansekizinci 17 mart gecesi 03.57 istanbul&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/515601882411935772-5921577599831618779?l=belongintonowhere.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/feeds/5921577599831618779/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=515601882411935772&amp;postID=5921577599831618779' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/5921577599831618779'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/5921577599831618779'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/2011/03/kopruden-once-son-cks.html' title='köprüden önce son çıkış'/><author><name>freddie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07427122788867171826</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='12' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_EBNE2sXuF38/S5wMddlNGdI/AAAAAAAAAAM/fUPvLWSettw/S220/19158_1300940040239_1132561027_1608240_3993569_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-515601882411935772.post-462853016079468050</id><published>2010-07-13T15:11:00.003+03:00</published><updated>2010-07-13T15:22:27.022+03:00</updated><title type='text'>yok</title><content type='html'>diyebileceğim tek şey:&lt;br /&gt;keşke daha fazla umursamaz olsaydım, nasılsa bitecek birşeyin daha çok tadını çıkarsaydım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buradan baktığımda görebildiğim en net pişmanlığım tam olarak bu! birşeyleri tanımlamaktaki zaafiyetim gün geçtikçe belirginleşiyor. hissedebildiğim tek şey taş gibi oturan yokluğun. hala nasıl bir ruh halinde olduğumu kestirememişken, içinde bulunduğum duruma - hayatımda durmayışına - açıklık getiremiyor, bunu idrak edemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanki hiç yokmuşum gibi yapma ne olur! benim de hatam olduğunu biliyorum. sadece, "aslında hiç sevmedim" demen bile birşeyleri değiştirebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hiçbir şeyi kabullenemedim işte ben! bir sürü neden aradım. bulamadıkça daha da... neyse. olduğu gibi kabullenemiyorum, "olan neyse odur" diyerek gidemiyorum. miadım doldu belki ama son kullanma tarihimi yazmamışlar, bilmiyorum.&lt;br /&gt;ne yeniliyor,ne içiliyor, ne de çöpüm işte!&lt;br /&gt;sıkıştım kaldım. cümlelerimi olumsuz bitiriyorum. bugünün ve 4 yıl önce bugünün neye isabet ettiğini ve aslında beni neremden yaraladığını adım gibi biliyorum! pişmanım diyemiyorum. senin için kötü anlamda azı ancak; benim için daha bir fazlası. yolda yürüyorum, düşüyorum, düşünüyorum.&lt;br /&gt;anlam veremiyorum. başkalarına değil sözlerime.&lt;br /&gt;kaybettim seni, anlamımı, yüreğimi ve ne yazık hiçbirini bulamıyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;07/07/2010 - 23:15&lt;br /&gt;freddie&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/515601882411935772-462853016079468050?l=belongintonowhere.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/feeds/462853016079468050/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=515601882411935772&amp;postID=462853016079468050' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/462853016079468050'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/462853016079468050'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/2010/07/yok.html' title='yok'/><author><name>freddie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07427122788867171826</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='12' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_EBNE2sXuF38/S5wMddlNGdI/AAAAAAAAAAM/fUPvLWSettw/S220/19158_1300940040239_1132561027_1608240_3993569_n.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-515601882411935772.post-8251605500822778934</id><published>2010-03-10T00:09:00.010+02:00</published><updated>2010-08-21T23:44:48.558+03:00</updated><title type='text'>duasında, devamında, tipik amorf, şizofrenik</title><content type='html'>kalan yerlerimin ayaklarıma çekildiğinin farkındayım. bana seni hatırlatan her detayın beynime biraz daha gömüldüğünün ve bunun geri dönüş(üm)üne zemin hazırladığının da! aslında tam tersi olsa da, sanki ben seni bırakmışçasına yalnız kalanın, üzülenin sen olduğuna dair rüyalar beni bırakmadığından dolayı kendime hakaretler yağdıran bu halimeyse çoktan alışmış durumdayım. yapılan her işe, her gidişe, her sevişe sen, karıştırmaktan dolayı utanç içindeyim. kalabalığın arasında seni aradığımın farkında olmayanların ezici bakışlarından çok sıkıldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biliyor musun iki yıl olmasına rağmen her gece rüyalarımı piç eden nöbetlerden çok usandm. her köşe dönüşümde, kapı açışımda beni bekleyen bir başka "sen"in var olma ihtimali br zahmet çıksın gitsin benden. daha insancıl olabilirdi bu seviş, bu bekleyiş..... tek kaçış sarhoşluk olmamalı. bildiğim tüm duaların tılsımsızlığı da cabası. ne yazarsam yazayım, hangi kelimeyi seçersem seçeyim, bu türlüsünü ifade edememek halinin, başa gelebilecek en zor şey olmaması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendimi sevmiyorum kısacası, kimseyi de sevmiyorum. herkese ait bir zaaf, eksik nokta olabileceği düşüncesi beni çileden çıkarıyor. öldürmek geliyor içimden,en sevgi dolu bakışın kaynağına kurşunlar yağdırmak.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bana dinlettiğin şarkılarla hatırlatmışsın bugünleri oysa! çok zeki geçinen "ben"in aptallığını bugün yüzüne vurmak çok merhametsiz ve ucuz.yani sen yoksun diye suçlu olamazsın diyemiyoruz, üzgünüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında olay "bende" bitiyor der bazısı; bu aptallığın farkına varıp devam etmenin ne lüzumu var? bence en aptaca olanı; tüm olan biteni gözünle göre göre, zamana teslim olmak. zamana bırak diyorsunuz:&lt;br /&gt;peki neyi!&lt;br /&gt;aynı zaman beni istisnasız her seferinde izleyip durmadı mı? ben hiçbir şeyimi teslim etmiyorum kendi rızamla, gereken ne varsa o benden alıyorken zamana bırakacak günahım bile yok artık! zaten yapacak bir şeyim de yok.&lt;br /&gt;herşey dönüp dolaşıp sende düğümleniyor. işte bu da benim en çok sıkıldığım, nefret ettiğim, lanet ettiğim şey. şimdi şunu okusan en çok az önce kurduğum cümlelere bozulacaksın ama hak ver:&lt;br /&gt;"yüreğim acıyor, ciğerim yanıyor, sarardım, soldum"&lt;br /&gt;bunlar tanıdık bildiğimiz, ifadeler;  kimsenin tekelinde olmadığından - ağızlara alınma hakları - herkesten duymuşsundur.&lt;br /&gt;şimdi hak ver çünkü bunların mecazını değil ta kendisini yaşadım iki yıl boyunca!&lt;br /&gt;ama şu an hatırladığım şey ise benim karşında hep haklı  olduğumdu!&lt;br /&gt;samimi söylemek gerekirse çok itici buluyorum yazdıklarımı! başka bambaşka bir yolu olmalı.....&lt;br /&gt;buradan çıkmak istiyorum: ya sen çık git içimden, ya da gel istiyorum, çok istiyorum, herşeyden çok! gerçek anlam!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;freddie&lt;br /&gt;08-09/03/2010 belirsiz zamanlar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/515601882411935772-8251605500822778934?l=belongintonowhere.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/feeds/8251605500822778934/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=515601882411935772&amp;postID=8251605500822778934' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/8251605500822778934'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/8251605500822778934'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/2010/03/duasnda-devamnda-tipik-amorf-sizofrenik.html' title='duasında, devamında, tipik amorf, şizofrenik'/><author><name>freddie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07427122788867171826</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='12' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_EBNE2sXuF38/S5wMddlNGdI/AAAAAAAAAAM/fUPvLWSettw/S220/19158_1300940040239_1132561027_1608240_3993569_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-515601882411935772.post-7954190312402179754</id><published>2010-01-26T23:38:00.005+02:00</published><updated>2010-03-14T14:33:47.685+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rüya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='o'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alice'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='wonderland'/><title type='text'>hikaye'n</title><content type='html'>oysa günlerdir uykudayım! 22 yıl önce başımdan geçen bir olayın aynısını yaşamak olağandışı gelişmelere yol açtı bünyemde. şimdi ben bir hikaye anlatacağım, muhatapları dinleyecek. oldukça şairane cümleler seçebilirim bilenler bilir! devirmekte ustayımdır cümleleri ben, ama bu defa olmayacak! farkına vardığım şeylerden biri de gördüklerimi anlatmamın bir yolunun olmayışıydı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte hikaye bunu anlatacak! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben hikayeyi anlatacağım siz dinleyeceksiniz... hikaye kendini anlatacak, kendini anlatırken kendini tamamlayacak. sözümden döneceğim, sonra sözüme döneceğim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu mitolojik bir hikaye değil!&lt;br /&gt;bu ölümsüz bir aşk hikayesi de değil!&lt;br /&gt;hatta ilgi çekici bir tarafı bile olmayabilir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama yanıtlarım sizlere sorularımı soracak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;haydi bakalım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa günlerdir uykudayım. ben uykusuzluğu bir hastalık belirtisi saymakla meşgulken, aslında bu yalana ne kadar alıştığımın göstergesi olduğunu farkettim. uykuların herbirinde esas kızım vardı çünkü, esasen olmadığı kadar hem de!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dinleyin:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her sabah uyanışımda ne kadar küfrettiğimi bilmiyorum ama rahimden çıkan bir bebek gibi huzursuzdum ben. saatin sesi vuruyordu popoma ve ihtiyacım olan nefesi zorla almaya başlıyordum. güne hazırlanmak! peh!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ara: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karşıtlığı ile ifade edebildiğimiz şeylerle varız bu dünyada! yani tasvir etme becerimiz %50 dir. iyi varsa kötü var diyebiliyoruz değil mi? işte ilk yanıtımı veriyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herşey bu kadar yalan iken denge durumu için doğrulara ihtiyacımız var! çevremizdeki herkes yalanlardan ve çokluğundan şikayetçi ise DOĞRU olanın AĞIR gelmesi normal! kolları da eşitlenmeli ise terazinin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;soru: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herkes bu kadar çok seviyorsa bir şeyi, bir kişiyi ve herkesin sevgisi de ölçülemez ölçüde büyükse sözüm ona! dünyada gördüklerinizi ne ile açıklayabilirsiniz? birileri çok ağır yalanlar söylüyor ama kim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet bu hikaye benim hikayem:&lt;br /&gt;sanırım 3-4 yaşlarındaydım... hayatımın ilk öğle uykusundan uyanmış, evimizin penceresinden dışarı bakıp gördüğüm dünyadan, herşeyden büyük görüyordum kendimi... kendi wonderland’im çok şaşaalı olmasa da, ben  o dünyanın alice’inden çok daha havalıydım, kendimce. Hayatının en güzel günü hangisi sorusunun cevabını ben o güne gömdüm öylece... o günden beri hiç uyumadım desem yalan olmaz gün ortasında!  ta ki...  &lt;br /&gt;uyandığımda yalnız değildim bu kez sanki en büyük rüya gerçek olacak(mış /tı) sonrasında uykusuz ve bol yağmurlu geceler oldu... bardağımdan boşaldım... insan gitmek isterse önünde kendi olsan duramazsın! Bu uzun sürede öğrenebildiğim tek şey oldu. &lt;br /&gt;Kısa kesmek gerekirse; yıllar sonra bir gün yine o wonderland’de buldum kendimi... o kadar yalnız ve mutluydum ki... uykusuz olduğum tüm süre içinde aslında uyuduğumu farketmek beni çok zorladı. Tek gerçeğim O’na dair rüyalar oluvermişti.  Ben o rüyaları biriktirdim hep... bir film yapmalıydım onu.&lt;br /&gt;Öyle iyi anlatmalıydı ki canımın nasıl yandığını, arka arkaya birleştirip rüyaları  birbirine eklemekten başka birşey yapmasam olur dedim ben... en  vurucu noktası  “sen senin yerinde olsan ne yapardın”  göndermesiydi. Buz kesmiş betona çıplak ayakla bastığında soğukla yüzleşmen gibi anlamalıydın beni! Sana taş kalpli benzetmesini o kadar çok yakıştırmıştım ki; o taş yüreğimde çok ağırdı! zira taş yerinde zaten ağırdı... çirkin fransız erkeklerinin duygu yüklü şarkılarına ait kısa filmlerde  beraber olduğu kadınlardan hareketle o şarkıları kendime çok yakıştırdım bu süre içinde... uyudum... uyandığımda aynı şarkılar çalıyordu zihnimde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;devam etmesi umuduyla...18/01/2010 -02:47- freddie&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/515601882411935772-7954190312402179754?l=belongintonowhere.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/feeds/7954190312402179754/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=515601882411935772&amp;postID=7954190312402179754' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/7954190312402179754'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/7954190312402179754'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/2010/01/hikayen.html' title='hikaye&apos;n'/><author><name>freddie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07427122788867171826</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='12' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_EBNE2sXuF38/S5wMddlNGdI/AAAAAAAAAAM/fUPvLWSettw/S220/19158_1300940040239_1132561027_1608240_3993569_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-515601882411935772.post-1161853997487263190</id><published>2009-08-02T00:42:00.000+03:00</published><updated>2009-08-02T00:43:56.702+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bayram'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='superman'/><title type='text'>bayram</title><content type='html'>Kusursuz bir kalabalık&lt;br /&gt;Sabahın bir körü&lt;br /&gt;Duyguların, yaşanmışlıkların her türlüsü&lt;br /&gt;Ayrı kalmak ve birleşmek için, aynı zamanda&lt;br /&gt;Bir yere geliyor ya da başka bir yerlere dağılıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüreğinde koca bir umut bizimkinin;&lt;br /&gt;Tıpkı o bayram sabahlarında olduğu gibi&lt;br /&gt;Namazdan ötürü kırışmış elbisenin farkında olmadan &lt;br /&gt;Çok güzel göründüğünü, &lt;br /&gt;Veya geçit töreninden bitkin düşmüş vücudunun&lt;br /&gt;Çok sağlıklı olduğunu düşünüyor;&lt;br /&gt;Çocukların en güzeli o!&lt;br /&gt;Otobüsten o iniyor bunlar olup biterken,&lt;br /&gt;Ufaklığın kafasında kurduğu hayal:&lt;br /&gt;Oturtulacağı koltuk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O bir günde tüm dünyasını &lt;br /&gt;Değiştireceğini sanıyor bu sayede!&lt;br /&gt;Bilmediği şey ise;&lt;br /&gt;Büyüklerin dünyasında böyle şeylerin olmadığı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayram sona erdiğinde kız;&lt;br /&gt;Her büyük, büyümüş, ya da büyüyen insan gibi,&lt;br /&gt;İndirecek bizimkini koltuğundan yüreğinin,&lt;br /&gt;Çünkü kız büyüyor,&lt;br /&gt;Tanıyor hayatı, değişiyor!&lt;br /&gt;Bu pelerini takıp “superman” olmaya benzemiyor!&lt;br /&gt;Oysa, inandığında uçabileceğini bile&lt;br /&gt;Kestiriyordu, hafiften…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düş devam ediyor:&lt;br /&gt;Yolculuk sürerken raylarda,&lt;br /&gt;Başına gelen şeyin, &lt;br /&gt;Kimsenin başına gelemeyecek güzellikte,&lt;br /&gt;Ya da kusursuzlukta olduğuna inanmakta!&lt;br /&gt;Dünyanın en güçlü kollarına sahip,&lt;br /&gt;Bir şeyler taşırken…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk kez öptüğünde onu;&lt;br /&gt;Borçlarını ödeyemeyen adam umurunda değil!&lt;br /&gt;Durakta, parkta bekleşenler, kavga edenler,&lt;br /&gt;Moda takipçisi alışverişçiler…&lt;br /&gt;Başka bir dünyasal dert ona göre değil, &lt;br /&gt;Bu gökkuşağı yarıküresinde!&lt;br /&gt;Karanlıktan korktuğu bile gelmiyor&lt;br /&gt;Aklına desem yeridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir anlık yalnız kalışında;&lt;br /&gt;Annesinin elini bıraktığı&lt;br /&gt;O pazar yerini hatırlıyor,&lt;br /&gt;Çingenelerin gelip onu kaçıracağını filan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama düş sürüyor, bayram bitmedi henüz!&lt;br /&gt;Koltukta o var, hala!&lt;br /&gt;Minik yüreğiyle ne kadar iyi şeyler düşünebilirse,&lt;br /&gt;Düşünüyor işte…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evsizlere üzülmeyi akla getiren türden,&lt;br /&gt;Soğukların olduğu bir sabahta,&lt;br /&gt;Aynı yatağa girmişlerdi:&lt;br /&gt;-Kendisi “superman” olduğundan - &lt;br /&gt;Dünya’ya gönderildiği kusursuz gezegeninden &lt;br /&gt;Bir yerde hissetmişti kendini!&lt;br /&gt;Aldığı koku, duyduğu huzur;&lt;br /&gt;Ancak bilge bir bebek tarafından&lt;br /&gt;Anne rahminde hissedilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün, o kalabalıklardan birinde buluyor kendini&lt;br /&gt;Bu kez her şey dursun istiyor,&lt;br /&gt;Ama daha öncekiler gibi değil bu!&lt;br /&gt;Ağzında mide öz sıvısı birikmiş,&lt;br /&gt;Bırakıp, o anda neyi, kimi varsa bırakıp,&lt;br /&gt;Çekip gitmek gerekir sonsuzluğa!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koltuktan inmiş çoktan&lt;br /&gt;Çünkü herkes büyük ya da büyüyor&lt;br /&gt;İnsanlar, büyüyen insanlar&lt;br /&gt;Onların dünyasında her şey oluyor.&lt;br /&gt;Bilgelik sonsuzluk seviyesinde&lt;br /&gt;Değişiyor her şey…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız birini seviyor&lt;br /&gt;Sonra birini, sonra diğerini…&lt;br /&gt;“superman” yok gerçek hayatta&lt;br /&gt;Borçlarını ödeyemeyen adam var&lt;br /&gt;Çingeneler var, çocukları kaçıran!&lt;br /&gt;İnsanlar seviyor, &lt;br /&gt;Çok seviyor ölesiye…&lt;br /&gt;Bayram sadece bir gün!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;31/07/2009 – 03:46 &lt;br /&gt;selim öndünç&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/515601882411935772-1161853997487263190?l=belongintonowhere.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/feeds/1161853997487263190/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=515601882411935772&amp;postID=1161853997487263190' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/1161853997487263190'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/1161853997487263190'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/2009/08/bayram.html' title='bayram'/><author><name>freddie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07427122788867171826</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='12' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_EBNE2sXuF38/S5wMddlNGdI/AAAAAAAAAAM/fUPvLWSettw/S220/19158_1300940040239_1132561027_1608240_3993569_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-515601882411935772.post-6137424926689868814</id><published>2009-07-16T19:51:00.000+03:00</published><updated>2009-07-16T19:52:18.974+03:00</updated><title type='text'>OYUN TEORİSİ</title><content type='html'>Düşünelim ki; elimizde bir tarla var. İki kişiyiz, seninle ben ve bu tarla için savaşıyoruz diyelim:&lt;br /&gt;Oyun bu ya, en çok payı alan tarlada “1” en azı alan da “0” oluyor. Yani biri kazanırken, kaybediyor diğeri! Kurallarımızı biz koyuyoruz. Yani her şey mübah! Şartlarımız, konumlarımız belli. Duymuşsundur, oyun teorisi:&lt;br /&gt;Biri hepsini alır ve yok olur diğeri!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, bu tarlayı alıp, yerine yürek koyalım, ve oyuna başlayalım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19/05/2009 – 04:23&lt;br /&gt;freddie&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/515601882411935772-6137424926689868814?l=belongintonowhere.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/feeds/6137424926689868814/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=515601882411935772&amp;postID=6137424926689868814' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/6137424926689868814'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/6137424926689868814'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/2009/07/oyun-teorisi.html' title='OYUN TEORİSİ'/><author><name>freddie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07427122788867171826</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='12' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_EBNE2sXuF38/S5wMddlNGdI/AAAAAAAAAAM/fUPvLWSettw/S220/19158_1300940040239_1132561027_1608240_3993569_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-515601882411935772.post-6661896499430681921</id><published>2009-07-16T19:50:00.001+03:00</published><updated>2009-07-16T19:52:32.808+03:00</updated><title type='text'>O -1-</title><content type='html'>Oysa o sendin;&lt;br /&gt;Temmuz ortasında kendimi emanet ettiğim.&lt;br /&gt;Yani sen oydun,&lt;br /&gt;Bugüne dek biriktirdiğim,&lt;br /&gt;Ana, bacı, yar sevgisinin sahibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen oysan, ya da o sen&lt;br /&gt;Ya da her ikisi birden işte&lt;br /&gt;Kısaca, durum böyleyse &lt;br /&gt;Ve sen, yani o&lt;br /&gt;Ya da ben sendeyken, biz yoksa,&lt;br /&gt;O zaman;&lt;br /&gt; “1 + 1” in “2” ye eşit olduğu bu yerde,&lt;br /&gt;Bu hiçlik,&lt;br /&gt;Neye karşılık gelir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18/05/2009 – 05:07&lt;br /&gt;freddie&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/515601882411935772-6661896499430681921?l=belongintonowhere.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/feeds/6661896499430681921/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=515601882411935772&amp;postID=6661896499430681921' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/6661896499430681921'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/6661896499430681921'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/2009/07/o-1.html' title='O -1-'/><author><name>freddie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07427122788867171826</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='12' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_EBNE2sXuF38/S5wMddlNGdI/AAAAAAAAAAM/fUPvLWSettw/S220/19158_1300940040239_1132561027_1608240_3993569_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-515601882411935772.post-4344421268961676601</id><published>2009-03-02T01:36:00.000+02:00</published><updated>2009-03-02T01:37:52.653+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sakızım düştü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='umut sarıkaya'/><title type='text'>sakızım düştü</title><content type='html'>'basarsan alırsın'lı 'koşu yoluma at'lı klasik bir maçtı. terden saçlarım birbirine yapışmış, boynumdaki kir çizgileri, güneşin altında başım zonklaya zonklaya oynuyordum. takım olarak ise gerçekten rezil bir durumdaydık. o kadar kötü bi durumdaydık ki kalecimiz kendini bilmez bi şekilde sanki sol açık gibi topu alıp karşı takımın kalesine dogru artistik çalımlar eşliginde ilerledigi bi anda topu kaptırmıştı ve onların ceza alanına doluşmuş tam kadro olarak bittigimizi resmileştiren golü izlemiştik. karşı takımın oyuncusu bizim bomboş ceza alanımızı geçip boş kalemizin önünde topu ayağıyla sabitledi ve yere eğildi. sonra kafası ile topu yavaşça sürdü kalemize doğru. böyle bir gol, siz sevgili okurlarımın da bildigi gibi normal bir mahalle takımını dağıtmasına, golü yiyen takımın takımın kaptanının topu tutup havaya rastgele degaj çekip uzaylamasına sebebiyet vermesine, ardından dikilen topun sahibinin aşagıdaki bayırda topun peşinden küfür ederek koşmasına ve maçın bitmesini sağlamasına rağmen biz maçı bitirmedik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaleye doğru gidip ''ver lan eldivenleri ben geçicem kaleye. sen bas! kıran kırana oynuycaz'' diyerek ittim denyo kalecimizi. tecrubeli bir file bekçisi gibi direge yaslanarak taktikler veriyordum takımıma . ama kimse beni dinlemiyordu. umursamadım bagırmaya devam ettim. yavaş gelen bir aşırtmayı çift yumrukla bertaraf etmek isterken yanlışlıkla içeri aldım. eski kalecimizle göz göze geldik. çabuk hareket edip topu alıp sanki daha deminki salak ben degilmişim gibi millete ileri gitmesi için bagırarak degaj çektim ama ileri dogru gitmesi gereken top, ayagımın dışına gelerek sağ yanıma düştü. zalim top, rakip takımın sanraforunun önce göğsünde yumuşamış sonra da ayagının içinde yerini bulmuştu. üzerime doğru şut çekmek için geliyordu. her şey boka sarmıştı, belli ki bir mermi kıvamında gelecekti şut. tırstım... top resmen tsubasanın yamuk topu gibi geliyordu üzerime zıplayarak kaçılmaya çalışırken götümün yanı ile baldırım arasına çarparak zıbarttı beni. sanki topu tutmuş gibi oldum. ama ceza sahamızdaki tehlike bitmemişti. biraz zıbardıgımdan reflesksel olrak hareket ettigim için, biraz da benden başka kimse olmadıgı için topu ayagıma alarak şık hareketlerle ilerledim. orta sahayı geçince ''oluyo lan'' diye düşünüp iyiden iyiye gaza geldim. diziyordum resmen lavukları. ama birden iki kişi girince dengemi kaybettim yan taraftaki tellere tutunup çalıma öyle devam ettim. mücadele uzayınca yere düştümyerde oturarak çalıma giriştim. yine siz sevgili okurlarımın bildigi üzre yere oturarak yapılan mücadele , mücadelelerin en rezilidir, futbol tarihinin yüz karasıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tam o sırada çocukluk arkadaşım, canyoldaşım, hemşerim, biricik dostum namık'ı gördüm. ben ağzım açık oturdugum yerden namık'a bakarken top ayagımdan alındı ve yine golü yedik. gol tanıdık, rezillik tanıdık ama namık farklıydı. adam çıkarıp hemen oyuna dahil olması ve takıma dahil olması ve takımıkurtarması gerekirdi normal şartlarda ama öyle yapmadı. elleri cebinde öylece bizi büyük bi ciddiyetle izledi. oyun en sonunda havaya dikilen degajla bitti, top bayıra gitti. top sahibi bayıra ben namık'ın yanına koştum. yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. ne güzel kir pas içinde, itişe kakışa oynuyorduk, neydi bu temizlik, neydi bu mesafe tam anlayamamıştım. garip bir şeyler oluyordu. bana cebindeki kutudan bi sakız verdi. karşılıklı konuşmadan çignedik bi müddet. ''biz bugün köye gidiyoruz. üç ay yokuz'' dedi. sevgili dostlarım şimdi tam anlatabilir miyim bilmiyorum ama o gün ilk defa bişeylerin değişmesinin beni ne kadar korkuttugunu anladım. sanki hep öyle devam edecek sanarken, insanların bir takım kararlar alması, birden ciddi bir mesafe takınması çok koydu bana. en yakın arkadaşım çok yabancı geliyordu lan! iyiydik lan. nereden çıktı bu köy'' demek istedim. sonra anne baba ve kardeşi geldi. bavulun bir ucundan tutup bayırdan aşşagıya doğru yürüdü gitti tertemiz yeni yıkanmış namık. arkasından bakakaldım. boğazıma bir şeyler düğümlendi. ağzımdaki sakızı biraz önüme tükürüp sakıza bir şut çektim sonra geriye doğru koşarak top sahibinin elindeki topa vurup düşürüp elime aldım, uzayladım. top bayıra doğru gitsin istedim ama namıkların terk edilmiş balkonuna düştü. bayıra son bi kez baktım, arkasına bakmadan gidiyordu. s.keyim böyle hayatı dedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok sonraları, dört yıl önce, yine böyle bi yaz, mühendisligi anlamsız bir şekilde, ortada hiçbir neden yokken bırakıp zağar gibi sokaklarda gezdigim sıralarda aynı duyguyu yeniden hissettim. kız arkadaşımla beşiktaştaki çay bahçesinde oturuyorduk. namık ciddiyeti vardı suratında. ben '' bi çay daha içer misin'' diyecekken söz girdi ve ''ben gelecegimi düşünmek zorundayım umut. kusura bakma'' dedi. iyiydik lan demek istedim diyemedim. gidişini izledim. ''artık kaşar oldum, bi daha hissetmem'' derken bu sefer asker ocagına sigarayı bırakmaya çalıştıgım sıralarda yakaladı beni duygu.telefondaki ses çok ciddiydi bu sefer. iyiydik lan diyebildim bu sefer. telefonu kapattım. ağladım, çok ağladım. ağlarken sakızım ağzımdan düştü. ben hiç çok ciddi kararlar alamadım, karar alanlara arkadan baktım.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;umut sarıkaya'ya ait harika bir yazıdır kendisi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/515601882411935772-4344421268961676601?l=belongintonowhere.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/feeds/4344421268961676601/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=515601882411935772&amp;postID=4344421268961676601' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/4344421268961676601'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/4344421268961676601'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/2009/03/sakzm-dustu.html' title='sakızım düştü'/><author><name>freddie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07427122788867171826</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='12' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_EBNE2sXuF38/S5wMddlNGdI/AAAAAAAAAAM/fUPvLWSettw/S220/19158_1300940040239_1132561027_1608240_3993569_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-515601882411935772.post-6166377882847033404</id><published>2009-03-01T14:39:00.003+02:00</published><updated>2009-03-02T01:28:35.020+02:00</updated><title type='text'>önümüzdeki maçlar</title><content type='html'>kol kırıldı yen içinde&lt;br /&gt;kalp kırıldı ben içinde kaldı&lt;br /&gt;ben "yen"dim&lt;br /&gt;ama hala &lt;br /&gt;önümdeki maçlara bakamıyorum...&lt;br /&gt;ya sen?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;by freddie&lt;br /&gt;03/01/2009-03:40&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/515601882411935772-6166377882847033404?l=belongintonowhere.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/feeds/6166377882847033404/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=515601882411935772&amp;postID=6166377882847033404' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/6166377882847033404'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/6166377882847033404'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/2009/03/onumuzdeki-maclar.html' title='önümüzdeki maçlar'/><author><name>freddie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07427122788867171826</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='12' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_EBNE2sXuF38/S5wMddlNGdI/AAAAAAAAAAM/fUPvLWSettw/S220/19158_1300940040239_1132561027_1608240_3993569_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-515601882411935772.post-10172687160742830</id><published>2009-03-01T03:44:00.001+02:00</published><updated>2009-03-01T04:05:26.137+02:00</updated><title type='text'>tesadüf</title><content type='html'>yaşanan; &lt;br /&gt;bir yatış değil aynı yatakta,&lt;br /&gt;değil, dudakların tek parça oluşu!&lt;br /&gt;yoksa, ben de bilirim;&lt;br /&gt;teninden yayılan şeyin,&lt;br /&gt;burnumda huzura dönüşen kokun olduğunu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yoksa uyanıp da gödüğüm şey;&lt;br /&gt;bir ademoğlu tabi:&lt;br /&gt;bir ana bir babadan müsvedde!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa senin uyku dediğin şey;&lt;br /&gt;benim hipotalamusumun&lt;br /&gt;seni ayırt etmesidir, güpegündüz!&lt;br /&gt;zira hiçbir gün ortası,&lt;br /&gt;hiçbir yastık çare olamazdı&lt;br /&gt;bu uykusuzluğa!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;belki de abarttığım şey;&lt;br /&gt;saçın sende oluşuysa, doğrudur,&lt;br /&gt;ben de görürüm &lt;br /&gt;herkeste var zaten o saç denen şey&lt;br /&gt;çeşit çeşit renk renk üstelik,&lt;br /&gt;hatta; &lt;br /&gt;rüzgarların en güzeline&lt;br /&gt;şeklini verenlerin de &lt;br /&gt;seninkiler olmadığını bilirim mesela!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayrılığın en tatsız yanı&lt;br /&gt;gecedir ya hani!&lt;br /&gt;işte bu gece;&lt;br /&gt;güneşin dünyayı bir terkedişi mi sence?&lt;br /&gt;çay demlemek, ders çalışmak,&lt;br /&gt;içmek, en kırmızısını şarapların&lt;br /&gt;sigara tellemek mi, uc uca, sahi!&lt;br /&gt;oysa benim için;&lt;br /&gt;bir uzaklık ölçüsüdür de:&lt;br /&gt;bir gece, dünyadan güneşe olan mesafe!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de senin şu ayrılık dediğin şey,&lt;br /&gt;görememek, dokunamamak,&lt;br /&gt;katlanmaktan ibaret mi,&lt;br /&gt;başkalarıyla oluşuna?&lt;br /&gt;yoksa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kısacası, sensizliği&lt;br /&gt;benim bir yalnızlığımdan &lt;br /&gt;ibaret sayıyorsan;&lt;br /&gt;en büyüğünde değil misin hataların!&lt;br /&gt;bu yokoluş, diriliş, ve çöküş&lt;br /&gt;ardı arkasına,&lt;br /&gt;tesadüf mü&lt;br /&gt;karşıma çıkışın gibi karanlığınla?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yani ben aşkın,&lt;br /&gt;her türlüsünü bilirim,&lt;br /&gt;anlarım da üstelik&lt;br /&gt;ama!&lt;br /&gt;bu türlüsüne ne gerek vardı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;by freddie&lt;br /&gt;12/02/2009-10:30 ~ 01/03/2009-03:10&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/515601882411935772-10172687160742830?l=belongintonowhere.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/feeds/10172687160742830/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=515601882411935772&amp;postID=10172687160742830' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/10172687160742830'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/10172687160742830'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/2009/02/tesaduf.html' title='tesadüf'/><author><name>freddie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07427122788867171826</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='12' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_EBNE2sXuF38/S5wMddlNGdI/AAAAAAAAAAM/fUPvLWSettw/S220/19158_1300940040239_1132561027_1608240_3993569_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-515601882411935772.post-2504952053207206372</id><published>2009-02-15T03:04:00.000+02:00</published><updated>2009-02-15T03:05:10.303+02:00</updated><title type='text'>otobüs</title><content type='html'>uyursun da başın düşer belki&lt;br /&gt;canın yanar kıyamam diye &lt;br /&gt;hep cam kenarı olsun istedim yerin&lt;br /&gt;yolun adı umuttu &lt;br /&gt;düşmeme izin vermemeliydin&lt;br /&gt;düştüm...&lt;br /&gt;keşke vermeseydin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;selim öndünç(freddie)&lt;br /&gt;16/08/2008-11:20&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/515601882411935772-2504952053207206372?l=belongintonowhere.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/feeds/2504952053207206372/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=515601882411935772&amp;postID=2504952053207206372' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/2504952053207206372'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/2504952053207206372'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/2009/02/otobus.html' title='otobüs'/><author><name>freddie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07427122788867171826</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='12' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_EBNE2sXuF38/S5wMddlNGdI/AAAAAAAAAAM/fUPvLWSettw/S220/19158_1300940040239_1132561027_1608240_3993569_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-515601882411935772.post-6421743685941578515</id><published>2009-02-15T03:02:00.000+02:00</published><updated>2009-02-15T03:03:15.782+02:00</updated><title type='text'>köpek</title><content type='html'>bir kahvaltı sofrası&lt;br /&gt;iki kişi&lt;br /&gt;oturmuş&lt;br /&gt;düşündüm;&lt;br /&gt;esas oğlan, esas kız&lt;br /&gt;esaslı bir sofra hani&lt;br /&gt;peynir zeytin ne ararsan&lt;br /&gt;arada bir bakış belki&lt;br /&gt;bir yudum sıcak çaydan&lt;br /&gt;masanın altında hissettiğim bir çift ayak&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;kahvaltı sofrası &lt;br /&gt;o kadar uzun boylu değil hani&lt;br /&gt;dana jambon olmayıversin&lt;br /&gt;servis yapan hizmetçiler de&lt;br /&gt;peynir zeytin dedik ya&lt;br /&gt;kafi&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;hatta belki balkonda &lt;br /&gt;şirin bir evin minik balkonu&lt;br /&gt;sen ve ben&lt;br /&gt;evet evet çok uzun boylu&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;hani bir yer vardı&lt;br /&gt;81 yerden yaşanmışlıklar taşınır&lt;br /&gt;genelde soğuk olurdu&lt;br /&gt;sen beni, ben de seni bekledim&lt;br /&gt;yok yok uzun boylu&lt;br /&gt;bildiğin ütopya hani&lt;br /&gt;nasıl da kondurdum üzerime&lt;br /&gt;sevdanı&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;sığmazdı içim içime &lt;br /&gt;demem belki&lt;br /&gt;çünkü içim dışımda ama bildiğin gibi değil&lt;br /&gt;düşün siyah ve beyaz &lt;br /&gt;ne kadar da uzaklar ve o kadar bellidir ya &lt;br /&gt;birbirilerinin yanında &lt;br /&gt;onun gibi işte&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;ha bir de yol vardı&lt;br /&gt;eski evler ve köpekler&lt;br /&gt;karanlık ve soğuk&lt;br /&gt;güzel değildi demeyeceğim&lt;br /&gt;gözde büyütülmüş desek yeri aslında&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;bir uçak&lt;br /&gt;             bir deniz&lt;br /&gt;                           bir de kent&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;yeşil ve mavi&lt;br /&gt;              hani sen küçük bir kızdın ya&lt;br /&gt;soğuğunu karını yağmurunu bilirdin&lt;br /&gt;              yakışıklı oğlanlarını bir de&lt;br /&gt;denizin kıyısında ihtişamlı&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;bir ev yine içinde sen&lt;br /&gt;             bu o tam ortadaki şehirde&lt;br /&gt;tam ortada olan ev ama&lt;br /&gt;             içinde sen dedik ya&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;ha bir de ben varım tabi&lt;br /&gt;             içimde sen&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;hani mutlu olacaksan diyeyim&lt;br /&gt;gocunmam aslında&lt;br /&gt;ben sevda ve köpek&lt;br /&gt;yalan mı &lt;br /&gt;değil aslında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;by freddie&lt;br /&gt;00:20&lt;br /&gt;24/06/2008&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/515601882411935772-6421743685941578515?l=belongintonowhere.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/feeds/6421743685941578515/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=515601882411935772&amp;postID=6421743685941578515' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/6421743685941578515'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/6421743685941578515'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/2009/02/kopek.html' title='köpek'/><author><name>freddie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07427122788867171826</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='12' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_EBNE2sXuF38/S5wMddlNGdI/AAAAAAAAAAM/fUPvLWSettw/S220/19158_1300940040239_1132561027_1608240_3993569_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-515601882411935772.post-8946508259689691801</id><published>2009-02-15T03:00:00.003+02:00</published><updated>2009-03-02T01:35:33.236+02:00</updated><title type='text'>nasıl</title><content type='html'>aylardır cevabını aradığım sorudur kendisi!&lt;br /&gt;aslında artık umrumda bile olmayan şeyin ta kendisi!&lt;br /&gt;insanların her allahın gunu hatta anında beni yanlıs tanıma olasılıkları ile boğuşuyorum su sıralar&lt;br /&gt;ve kesinlikle yanıtları buldum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tanınan ve bilinen selim'den milyonlarca ışık yılı uzaktayım&lt;br /&gt;hep insanlarda hatayı ararız ya! &lt;br /&gt;hep baskaları yapar hatayı &lt;br /&gt;farklı olan bizizdir hep&lt;br /&gt;ne alaka?&lt;br /&gt;bunu sadece sen diyorsan hatalı sensin&lt;br /&gt;sus ve yerine otur&lt;br /&gt;kabullen herşeyi savaşma&lt;br /&gt;şekil veremezsin&lt;br /&gt;birşeye &lt;br /&gt;beceremezsinn &lt;br /&gt;otur ve haddini bil&lt;br /&gt;hatalı olan sensin&lt;br /&gt;sorguladıkca kuculen&lt;br /&gt;beyinin zerrelerinde şeytani güçler düşünceler taşıyan sensin&lt;br /&gt;insanların seni iyi bilmesi bir ilüzyon sadece&lt;br /&gt;sen kendini bilirsin&lt;br /&gt;en iyisini&lt;br /&gt;kendine istersin&lt;br /&gt;bırak bu iki yüzlüğüğü&lt;br /&gt;iddia etme: &lt;br /&gt;dunya yalan dünya kötülerle dolu&lt;br /&gt;bu herkesin bildiği&lt;br /&gt;sen acı cekiyorsan&lt;br /&gt;sorun sende&lt;br /&gt;suclu sensin&lt;br /&gt;samimi ol&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve oldum sanırım&lt;br /&gt;eminim ki artık ben o ben değilim &lt;br /&gt;hani o bildiğiniz tanıdığınız&lt;br /&gt;uzak durun &lt;br /&gt;herkese söylüyorum uzak durun&lt;br /&gt;o beynimdeki büyük dıştan iyiliklerle süslü olan girdabıma kapılmanıza ramak kaldı&lt;br /&gt;son kez söyluyorum uzak durun&lt;br /&gt;ben sonsuzum ve tüm bu acı bir ilüzyon&lt;br /&gt;ve sizinki de &lt;br /&gt;hayatınızı yaşayın ama beni dahil etmeden...&lt;br /&gt;bu bir tavsiye, içimde kalmıs insanlıgın(!) son zerresiyle...&lt;br /&gt;inanın ki; bu bir veda, bir bunalım değil! &lt;br /&gt;bir başlangıç ebediyete !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;by freddie&lt;br /&gt;19/03/2008&lt;br /&gt;23:57&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/515601882411935772-8946508259689691801?l=belongintonowhere.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/feeds/8946508259689691801/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=515601882411935772&amp;postID=8946508259689691801' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/8946508259689691801'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/8946508259689691801'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/2009/02/nasl.html' title='nasıl'/><author><name>freddie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07427122788867171826</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='12' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_EBNE2sXuF38/S5wMddlNGdI/AAAAAAAAAAM/fUPvLWSettw/S220/19158_1300940040239_1132561027_1608240_3993569_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-515601882411935772.post-11368993186645835</id><published>2009-02-15T03:00:00.001+02:00</published><updated>2009-02-15T03:00:47.997+02:00</updated><title type='text'>ne ki</title><content type='html'>bir damla!&lt;br /&gt;bir zehir düşün ki:&lt;br /&gt;bir damlası bile yeter&lt;br /&gt;ömrünün sonuna dek...&lt;br /&gt;onu istemeyenler bile&lt;br /&gt;içinde taşır zorla; adı umuttur...&lt;br /&gt;kovdum onu!&lt;br /&gt;başının çaresine baksın&lt;br /&gt;yeri yok bende artık...&lt;br /&gt;alan alsın, satan satsın&lt;br /&gt;keyfi bilir !&lt;br /&gt;                       &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                by mister great fuckin' freddie&lt;br /&gt;                      22/02/2008 - 22:41&lt;br /&gt;                "wellcome to the hole freddie&lt;br /&gt;                there has been so many times"&lt;br /&gt;                          says the evil&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/515601882411935772-11368993186645835?l=belongintonowhere.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/feeds/11368993186645835/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=515601882411935772&amp;postID=11368993186645835' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/11368993186645835'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/11368993186645835'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/2009/02/ne-ki.html' title='ne ki'/><author><name>freddie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07427122788867171826</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='12' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_EBNE2sXuF38/S5wMddlNGdI/AAAAAAAAAAM/fUPvLWSettw/S220/19158_1300940040239_1132561027_1608240_3993569_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-515601882411935772.post-6847584249307132821</id><published>2009-02-15T02:56:00.000+02:00</published><updated>2009-02-15T02:58:59.034+02:00</updated><title type='text'>iddia</title><content type='html'>şiir bu ya:&lt;br /&gt;yakarış, destansı ve ihtişamlı!&lt;br /&gt;sevdicek sığdırılamaz yere göğe&lt;br /&gt;benzetmeler ardı ardına&lt;br /&gt;eşsizliğini anlatan, tasvirle dolu,&lt;br /&gt;başka şeylerle kıyaslayan seni...&lt;br /&gt;soğuk, karanlık denir acıya,&lt;br /&gt;sevgi; sonsuz,uçsuz bucaksız ve derin,&lt;br /&gt;gözler; uçurum olur da&lt;br /&gt;yürek yaralı derler...&lt;br /&gt;sonra bir de yalnızlık;&lt;br /&gt;üştür der kimi, kimi onda bulur yari...&lt;br /&gt;uyku; ölüm gibidir şiirde&lt;br /&gt;uykuya küser şair yare kavuşmak için...&lt;br /&gt;şiir bu ya, denilen&lt;br /&gt;ağızlara pelesenk,&lt;br /&gt;sana dair, sana ithafen,&lt;br /&gt;seni sömüren, sana dayanan,&lt;br /&gt;acıdır, yaradır, kandır sevda ya!&lt;br /&gt;hani herkes öyle der,&lt;br /&gt;yar güldür, çiçektir, güneştir ya!&lt;br /&gt;hayat verir kısaca, her türlü olumsuz koşulda!&lt;br /&gt;hani! şiir bu ya;&lt;br /&gt;herkes bambaşkadır,&lt;br /&gt;               bambaşka sever&lt;br /&gt;                          yar bambaşkadır...&lt;br /&gt;yar ile dünya bambaşka&lt;br /&gt;              hani herkes öyle der...&lt;br /&gt;sevgisi yücedir tümünün&lt;br /&gt;             amaç; sözüm ona&lt;br /&gt;                           bu yüce sevginin taçlandırılmasıdır hani!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben küçümserim hepsini&lt;br /&gt;yoktur şair, ötesi seven gözümde!&lt;br /&gt;dosdoğru direkt söylerim;&lt;br /&gt;hilesiz, yalansız!!!&lt;br /&gt;düşünür, düşlemişimdir&lt;br /&gt;yara almış, yaralamış&lt;br /&gt;hissetmiş, hissettirmişimdir...&lt;br /&gt;ne gökteki bulut fayda eder sevdama&lt;br /&gt;ne bu uçsuz bucaksız deniz engel olur...&lt;br /&gt;küçümserim:&lt;br /&gt;herşeyi, sevdaların hepsini&lt;br /&gt;senin sevdanı dahi&lt;br /&gt;çünkü inanmazsam buna&lt;br /&gt;seni sevemem demektir.&lt;br /&gt;ve ödünç veririm bu yazıyı&lt;br /&gt;bu denli seven herkese&lt;br /&gt;gücü yetene!&lt;br /&gt;dosdoğru olup&lt;br /&gt;yüreğinin derdini bilene!&lt;br /&gt;bilirim;&lt;br /&gt;seni haketmesem de, sevebilirim&lt;br /&gt;bin kez yıkılsam da bilirim&lt;br /&gt;bin birincisinde senin olabilirim&lt;br /&gt;gücümü veremem sadece kimseye&lt;br /&gt;beni ben yapan&lt;br /&gt;seni sevdiren bu iken...&lt;br /&gt;yine bilirim bu can benim değil&lt;br /&gt;canan da kendi bilir&lt;br /&gt;benim artık yar dediğim&lt;br /&gt;rabbin ta kendisidir...&lt;br /&gt;                                                                  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                   15/02/2008-02:58&lt;br /&gt;                                               by freddie (the imbecile)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/515601882411935772-6847584249307132821?l=belongintonowhere.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/feeds/6847584249307132821/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=515601882411935772&amp;postID=6847584249307132821' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/6847584249307132821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/515601882411935772/posts/default/6847584249307132821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belongintonowhere.blogspot.com/2009/02/iddia.html' title='iddia'/><author><name>freddie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07427122788867171826</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='12' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_EBNE2sXuF38/S5wMddlNGdI/AAAAAAAAAAM/fUPvLWSettw/S220/19158_1300940040239_1132561027_1608240_3993569_n.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
